North College Thessaloniki

ukbe.net

gayriresmi ukbe erkan sitesi

Kullanıcı girişi

Lâl

Kimler yeni

  • galip45
  • deniz
  • muratbrezilya
  • harbikiz
  • cemreee

Son yorumlar

Arşive gözat

« Kasım 2008  
Paz Pzt Salı Çar Per Cum Cts
            1
2 3 4 5 6 7 8
9 10 11 12 13 14 15
16 17 18 19 20 21 22
23 24 25 26 27 28 29
30            

Kitap

Futbolda Bugün

Gezgin



















You are here

Hayalistandan Hakkanistana

-perde- Serin,pembe bir şafak söküyor usulca.birazdan herşey yeniden başlayacak. Herşey, yeniden başlamanın dirilen sevincini tadacak.ilk kuşlar yuvalarını terk edecek, ilk çocuk ağlayacak,ilk pencere açılacak,ilk ezanlar okunacak,ilk sigaralar yakılacak,ilk ayak sesleri duyulacak,bir fırının tezgahına ilk ekmek düşecek,kimileri ilk defa “perde” diyecek... Ardında bıraktığı denize döndü,son bir kere ve çok kısa bir süre bakıştı mavi suyla..sevişti mi yoksa? İyot iziyle beyazlaşmış ellerine baktı.ve terk etti denizi. Bir yeri yada birini terk etmek öteki yarına başlamaktı aslında.her yeni başlangıca özel korkuların damarlarına hücumunu dinledi sessizce.bu taarruzun ricatını beklemedi hiç,hayatı başa saramayacak kadar yarılamıştı çünkü ve aynı hayat, ipinden boşalmış bir kısrak gibi ezip geçmişti ruhunu.içindeki her ayak izi hüzünlü yaslarla idrak edilmişti... “her sevinç kendi ağıtını da doğuruyor bir yandan” dedi ve yüzünü tekrar denize çevirdi...herşey herkes kadar eskiydi şimdi, ve de bilindik... Kendime iradem dışında biçilen rolü oynadım hep,hazzın alkış seslerinde olduğunu sanıyordum,o süpürge görmemiş sahnede tükettiğim her replik, bis’ine çıktığım her oyun,üstüme kapanan her perde kendi trajedisinde tükenen bir adamın çaresizliğiymiş meğer... İçinden geçen sesler seviştikten sonra sırtını döndüğü ardında bıraktığı denizin hep de akşam üstlerinden kabaran suları gibi boğuyordu onu.kulaç amatörüydü işte,yüzmeyi de yaşamayı da, görmeyi de beceremiyordu...dolayısıyla hissetmeyi de...üstelik bunun hesabını soracağı kimsesi de yoktu. Yoktu ufacık da olsa kenarı yırtılmış da olsa bir görüntüsü... inanç desen, iz düşümüydü gördüklerinin...henüz göremediğinden inanç da yoktu...bu oyunsa hani, dramaturg kimdi sahi? Kim biçmişti, uzaktan bakınca çaputtan hiç bir farkı olmayan, ancak içine girildiğinde ipekli bir kaftan gibi parıldayan rolü ona... düşündü ve seslendi ilk defa gördüklerine ve gördüklerine ilk defa seslendi... “ey yazarını arayan oyun,ey sahibini arayan sandalye,ey tanrısını arayan rüzgar, ey ruha dokunan el, ele dokunan kum, kuma dokunan güneş... ey kimliğini arayan insan, tuzunu arayan deniz, lokmasını arayan derviş, hakkı arayan hayal, görüntüyü arayan gölge... ey ruha geçirilen hırka, uyku tutmaz geceler, geceyi çiçekleyen yıldız, yıldızın içindeki ateş, ateşin içindeki kor, korun içindeki yürek... ey haddini bilmeyen hırs, hırsını alamamış yumruk,yumruklanmış bir çocukluk, yüze düşen örs, örse inen çekiç... ey içiçe geçmiş herşey, ey içiçe işlenmiş büyük acı...” “ey yanı başındaki güneşten habersiz gölgesini takip eden adam!” ...perde...